Söylenme , Söyle

Eleştiri - Yorum Yorum Yok »

Hadise, Londra’da yaşanıyor…
Gece geç vakitte, aşırı alkolden kaldırımda sızmış bir delikanlı
buluyor, polisler.
Yürü karakola…
Adın ne?
Euan Blair.
Başbakan’ın oğlu Euan mı?
Evet.
Başbakan’a telefon ediliyor.
Gelin, çocuğunuzu alın.
Başbakan, karakola geliyor tıpış tıpış.
Alabiliyor mu çocuğunu?
Hemen değil… Önce sorgu.
Adınız?
Tony Blair.
Mesleğiniz?
Başbakan.
Lütfen çocuğunuza sahip çıkın beyefendi.
Özür dilerim memur bey.

Bu hadise de İstanbul’da yaşanıyor…
Bir delikanlı, otomobilini park ediyor.
Polis geliyor.
Ceza yazıyor.
Çünkü orada park yasağı var.
Delikanlı direniyor.
Ceza yazamazsın.
Yazarım.
Bana yazamazsın.
Yazarım.
Hır çıkıyor.
Yürü karakola…
Delikanlı babasını arıyor.
Baba, AKP Milletvekili.
Karakola geliyor.
Özür mü diliyor?
Ne özürü…
Emniyet Genel Müdürü’nü falan arıyor.
Sonra?
Milletvekilinin oğlunu karakola götüren 4 polis, mahkemeye verilmeleri
için şikâyet ediliyor, haklarında idari inceleme başlatılıyor.

Alt tarafı 3 kuruşluk park cezası için oluyor bütün bunlar…

Hani hep soruyorsunuz ya, “biz vatandaş olarak sesimizi nasıl duyururuz” diye.
İşte bu, milletvekilinin Meclis’teki telefonu ve mail adresi…
0312.420 61 68-69…
ali.ayag@tbmm.gov.tr
Bu da Emniyet Genel Müdürü’nün telefonu ve mail adresi…
0312.468 56 00…
gaydiner@egm.gov.tr

Kendi kendinize söylenmeyin.
Söyleyin.
İşini yapan polise sahip çıkın kardeşim

Charles Bukowski Anlatılmaz Yaşanır

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »
 Bukowski anlatılmaz.ya da kabul edilemez.cünkü yazdıklarını sadece potansiyel bukowskiler okur ve hisseder.eger siz de de bi parca hank’lık yoksa onu cok boş ya da cok iğrenc bulursunuz.
*.ayyaş, serseri, hergele, kanunsuz, alkolik, ahlaksız pis moruk… ama ne olursa olsun bilerek ya da bilmeden içimizde biryerlerde yaşayan kötü adamın ta kendisidir bukowski.
belki de kimseye bahsedemediğimiz gerçeklerimizi yüzümüze tokat gibi vurur. popülizm kaygısı yoktur.
yazılarında üstü kapalı olarak “işte ben buyum… işinize gelirse!” demek ister. işimize gelir chinaski.
sen kendine yakışan bir hayatı yaşadın sonra “siktir olup gittin” ama biz; “sinekkaydı traşlı ve kravatlı tipler”, her gün çiğ maskelerimizi takıp metropollerin sokaklarında dolaşmaya devam ediyoruz…
*.”kendimi ibne gibi hissediyordum, bu hicbirsey hissetmemekten daha iyiydi” diyen, his delisi, hatta tumden deli insan.
*.”ben de küçük şeylerden mutlu olabilirim ama bu kadar bokun arasından o küçük şeyleri bulup çıkarmaya üşeniyorum”
*.kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu,hergeleyi.
iyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı,kıravatlı tiplerden hoşlanmam.
ümitsiz adamları severim,dişleri kırık,usları kırık,yolları kırık adamları.
küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar.adi kadınlardanda hoşlanırım;
çorapları sarkmış,makyajları akmış,sarhoş ve küfürbaz kadınlardan.
serserilerin yanında rahatımdır,çünkü bende serseriyim.
kanun sevmem,ahlak sevmem,din sevmem,kural sevmem.
toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam….
diyen şair,yazar..
*.”siz dünyayı kurtarın , bende nasıl kurtardıgınızı yazayım” demiş kendisi
*.içmek, ertesi sabah tekrar dirilinen ve hergün tekrarlanabilen bir intahar şeklidir der. iyi bi tanımdır.
*.”hayatım boyunca arıların,kelebeklerin ilgi gosterdigi bir cicek olmak istedim ama hep sineklerin kondugu bok oldum” ic dokusuyle sevdigim yazar.
*.”hayata bir daha gelsem kedi olmak isterdim,butun gun yer,icer,kıcımı yalayıp uyurdum”,diyecek kadar kendini bilen insan
*.“insanlarin yaninda mutlu degilim, yeterince icersem kayboluyorlar ”
*.”…
ve aşk iki kez geldiğinde
ve iki kez yalan söylediğinde,
bir daha asla sevmemeye karar verdik
böylesi adilaneydi
bize ve aşkın kendisine
…”

Kadın Olmak

Şiir Yorum Yok »

KADIN OLMAK/Blaga DİMİTROVA

Kadın olmak acı verir,
Bir genç kız olduğunuzda, acı verir,
Bir sevgili olduğunuzda, acı verir,
Bir anne olduğunuzda, acı verir,

Ama yeryüzündeki bütün acıların en dayanılmazı,
Bir kadının, bir gün biteceğini
Bilmeden çekmesidir
Bütün bu acıları…

Çeviri: Kenan HANOK
 

Ozlemyurtkulu.net Yayında

Güncel Olaylar 1 Yorum »

Kısa zaman önce projesine  başladığımız Özlem Yurtkulu’na ait web sitesi Beta olarak yayına girdi.

www.ozlemyurtkulu.net adresinden hizmet verecek site hem kişiselleştirilmiş bir arayüz Joomla  php tabanlı ajax destekli bir yapıya sahip olacak www.ozlemyurtkulu.net de bunun dışında içerik olarak daha çok personel  homepage konsepti uygulanacak.

Photolost :) Sizde lostun bir karakteri olabilirsiniz.

Tv Series 1 Yorum »

Acaba hangi lost oyuncusuna benziyorsunuz.
http://www.fotoestetik.com/detay.php?id=31

Anamorf - Anamorph

Sinema Yorum Yok »


Yıllarca inzivada son çözdüğü vahşi cinayetin izlerinden kurtulmaya  çalışan dedektif Stan Aubrey her çözdüğü olaydan kendine kalan korkular ve psikolojik sorunlarla baş etmeye çalışmaktadır. Yeni bir cinayet ve garip olaylar ortaya çıktığında üstleri bu olayları yalnız Stan’in çözebileceğini düşünür. Ve tekrar işinin başına dönmesini isterler. İp uçları bir araya geldiğinde Stan bundan 5 yıl önce çözdüğü ve failini yakaladığına inandığı bir seri cinayetin devamı olduğunu anlar. O yıllarda ortağı Carl Unger yanlış adamın hapse atıldığını ileri sürmüş fakat Stan buna inanmamıştır.

Analizleri sırasında cinayetlerin estetik olamayan görüntüleri arasında Rönesans devri ressamlarının kullandığı bir tekniğin kullanıldığını fark eder. Yeni cinayetler bundan yıllarca önce tutuklanan seri katil “Eddie Amca” nın bıraktığı yerden devam etmekte ve katil cinayet mahallerini farklı açıdan bakıldığında farklı görüntüler oluşturan anamorfik mekanlar haline getirmektedir. Seri katil tıpkı ressamlar gibi cinayet yerleriyle Stan’a mesajlar bırakmaktadır. Dedektif gittikçe bu cinayetlerin bir parçası olur.


Seanslar

Beni Aya Uçur - Fly Me To The Moon

Sinema Yorum Yok »


Büyükbabası gibi bir maceraperest ve kahraman olmak isteyen sinek Nat, isteksiz 2 arkadaşını ikna ederek Apollo 11 ile Ay’a gitmeye karar verir. Astronotların uzay başlıklarının içinde unutulmayacak bir yolculuğa çıkan sinekler ailelerini telaşa düşürdüklerinden habersizdir.

Bir TV kanalında astronotların arkasından dünyaya el sallayan sinekler hem ailelerini telaşlandırır hem de Rusya’da televizyon seyreden sinekleri kıskançlıktan delirtirler.

Rus sinekler, Amerikan kahramanlarımızın tamamlamaya çalıştıkları görevi sabote etmek için hemen Yegor adında sinsi bir ajanla anlaşırlar.

Nat’in büyükbabası, 50 sene önce Paris’te aşk yaşadığı güzel Rus sineği Nadia ile mucizevi bir şekilde bir araya gelir ve Nadia, Rus sineklerin alçakça planından Büyükbaba’yı haberdar eder. Torununu kurtarmak isteyen Büyükbaba, gençliğindeki enerjisini tekrar içinde hissederek harekete geçer.

Bu sırada, uzaygemisinde felakete yol açabilecek bir kısa devre sorunu, Nat ve arkadaşı I.Q.’nun çabalarıyla çözülür. Daha önce sineklerin varlığından ve başardıklarından habersiz olan astronotlar, onları tebrik etmek yerine, sinekleri bir deney tüpünün içine sprey sıkarak hapsederler. Heyecanlı bir olay silsilesi sonrası tüpü kırıp NASA görevlisi Armstrong’un başlığına gizlice giren Nat, o tarihi adımları inceleme zevkine ulaşır. I.Q. ve Scooter ise Aldrin’in başlığının içinde bu tarihi olaya tanıklık eder.

Dünya, görevin tamamlanmasını sağlayan 3 küçük sinekten habersizdir ama sinek arkadaşlarımız evlerine kahraman olarak dönmüştür ve herkesi içine alan ortak bir söylemde buluşurlar: “Her zaman macera! Hayalperestler rüzgarda savrulur mu? Asla!!”


Seanslar

Dante 01

Sinema Yorum Yok »


Yüksek güvenlikli uzay gemisi hapishanesi ve psikiyatrik araştırma merkezi Dante 01’e yeni bir tutuklu gelir. Dünya dışı varlıklarla yaşanan bir çatışmadan sağ kurtulan tek kişi olan Saint George, kendi içindeki canavarı kontrol altına almak için savaş vermektedir. Bu canavarın gücü, dehşet verici bir labirenti andıran uzay gemisinin tüm sakinlerini etkileyecek, gardiyan ve tutukluların şiddet dolu isyanlarına sebep olacaktır. Her biri artık kendi canavarıyla yüzleşmelidir.


Seanslar

Aşkın İngilizcesi - Broken English

Sinema Yorum Yok »


New York’ta oturan, şehirdeki şık bir otelde calışmakta olan otuzlarındaki Nora Wilder (Parker Posey) aşk ve ilişkilere kuşkulu bir gözde bakmakta. Arkadaşı Audrey’nin “mükemmel evliliği”gibi düzgün bir ilişki için ne yapması gerektiğini düşünür durur. Annesinin ona her fırsatta yalnız olduğunu hatırlatması Nora’nın işini pek kolaylaştırmaz. Felaketle sonuçlanan rastgele bazı buluşmalar sonrasında Julien adında, hayata aşık, aklı bir karış havada bir Fransız ile tanışır. Bu denemenin de diğerleri gibi sonlanmaması için eski hatalarını tekrarlamamaya niyetli olan Nora, kendini Paris’te, eski alışkanlıklarından kopmaya calışırken buluverir. Kaçınılmaz olarak hayatına yeni bir düzen vermeden önce, ve en önemlisi aşkı bulmak için, Nora önce kendini bir değerlendirmeden geçirmelidir.


Seanslar

Dağların Hakimi - El Rey de la Montaña / King Of The Hill

Sinema Yorum Yok »


Quim, kırsal bölgede arabasını sürmektedir. Ormanlık alana geldiğinde kaybolur ve birden üzerine ateş açılır. Mermilerden açmaya çalışırken, kendi gibi kaybolduğu belli olan güzel Bea ile tanışır. Beraber ormana doğru kaçmaya başlarlar. Soğuğun ortasında başlayan bu kaçış heyecanlı saatleri beraberinde getirir.


Seanslar

Geç Gelen Gençlik - Youth Without Youth

Sinema Yorum Yok »


Dominic Matei, İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen önceki o karanlık yıllarda akademik çalışmalarına devam eden 70 yaşında bir profesördür. Ancak savaşla beraber yaşanan felaket ortamı ve bir yıldırım onun da yaşamını değiştirecektir. Profesör fiziksel olarak gençlik yıllarına dönmüş , entellektüel zekası ve bilimsel çalışmaları ise Nazilerin bile dikkatini çekecek boyuta gelmiştir. Dil bilimi ve bilinç üzerine yaptığı çalışmalar sırasında hayatının aşkı Laura ile tekrar karşılaşır. Bir süre sonra Nazilerce izlendiğinin farkına varır ve kaçmaya başlar. Bu kovalamaca Romanya, İsviçre, Malta ve Hindistan boyunca devam edecektir. Profesör Matei ise geri gelen gençliğini, aşkı, araştırmaları ve bu kaçışlarla yeniden yaşayacaktır.


Seanslar

DERİN’E

Aforizmalar Yorum Yok »

       Saf  “acı” yım.Bir insanın dayanabileceğinden daha fazlasına sahibim şuan.Gözlerime kadar acıyla doluyum;gözümü kırpsam acı ağlayacağım,kırpmasam saç tellerimin ucundan yerlere akacak taşan acım.Bugün canımı çektirdim,dişimi çektirmek gibi değildi…

        Herşey boğazımda düğümlü şimdi.Göbek deliğimin altındaki boşluk hiç dolmayacak.Bundan sonra daha ne kadar yaşarım bilmiyorum;nasıl yaşarım,neler yaşarım…Ama bu diyetten sonra hayatla aramda alacak verecek kalmadı.Hayatın getirecekleri zerre kadar umrumda değil bundan sonra;tek isteğim bebeğimi huuzr içinde katsın bedenine,canı acımasın;bilmesin tüm bu olanları ve bir gün bana dönsün yine başka bir canlının bedeninde…Annen seni hiç unutmayacak annecim,benim minicik bebeğim…seni seviyorum…Annen seni çok seviyor…

                                      biliyorum toprak çökecek

                                      bir yıldız yağmuruna tutulacağım

                                      başım dönecek,arkamda seni bulacağım

                                      haydi,diyeceksin:

                                      yıldızların çok olduğu bir gökyüzü altına…

Neden Ben Diye Sormayın

Sevdiğim Seçmeler Yorum Yok »

Efsane Wimbledon tenis oyuncusu Arthur Ashe AIDS’den ölmekteydi.
Dünyanın her köşesindeki hayranlarından mektuplar yağmaktaydı.
Bunlardan bir tanesi şöyle soruyordu:

‘Neden Allah böylesine kötü bir hastalık için seni seçti?’

Arthur Ashe buna şu cevabı verdi:

‘Tüm dünyada…
50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar,
5 milyon tenis oynamayı öğrenir,
500,000 profesyonel tenisi öğrenir,
50,000 yarışmalara girer,
5,000 büyük turnuvalara erişir,
50’si Wimbledon’a kadar gelir,
4′ü yarı finale,
2’si finale kalır.
Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Tanrı’ya ‘Neden ben?’ diye hiç sormadım.
Ve bugün sancı çekerken, Tanrı’ya ‘Niye ben?’ mi demeliyim?
Mutluluk insanı tatlı yapar
Zorluklar güçlü yapar,
Hüzün ise insan yapar,
Yenilgi mütevazı yapar,
Başarı insanı ışıldatır
Ama yalnız Allah yolumuza devam etmemizi sağlar.
Tanrı’ya asla ‘Niye ben?’ diye sormayın… Ne olacaksa olacak…
O’nun kendine has usulleri vardır… Herşey kendi Iyiliği için olur…
Inancınızı koruyun.’

Ramazan Ayı

Güncel Olaylar Yorum Yok »

Gün itibarı ile gelmek üzere olduğumuz ay tüm islam alemi için cok kutsal sayılan ve 1 ay devam eden faziletli bir ay . Bunun bilincinde olarak bu ay için ekstra bir bölüm açma kararı aldık   http://ramazan.ayi.org/  sitesinden erişebileceğiniz uzantıyla ramazan ayı hakkkında güncel bilgilere ulaşabileceksiniz.

Hepimize Hayırlı Olsun

http://ramazan.ayi.org/

oyunlari gercek hayata uyarlayan insan tipi (fin yapti)

Alternatif Fikirler 1 Yorum »

amerikan filmlerini ya turkler cekseydi (bbloop yapti)

Alternatif Fikirler Yorum Yok »

a sahin k. pictures presenta efenim…

Taken (Kaçırılma)

Sinema Yorum Yok »
afiş
afiş

Yönetmenliğini Pierre Morel‘in yaptığı ve başrolünü Liam Neeson‘ın oynadığı bu filmin senaryosunu Luc Besson ile Robert Mark Kamen yazmış.

afiş
afiş

Film eşinden ayrılmış eski bir ajanın Amerika’dan Paris’e tatile giden kızının kaçırılmasıyla birlikte onu bulmak için peşinden gidişini konu alıyor. Luc Besson’un senaryoda parmağı olduğunu daha ilk dakikalardan itibaren anlıyorsunuz. Filmin temposu bitene kadar hiç düşmüyor. Liam Neeson karakteri de umulmayacak şekilde rolüne yakışıyor.

Çok yüksek bir bütçesi olmayan filmin yüksek kritik notları alması daha şimdiden 2008′in iyi filmlerinden biri olmaya aday olduğunu gösteriyor.

devamını oku »

ilgili yazılar

bu yazı baykush tarafından sinepil.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , , , , , ,

Wall-e türkçe fragmanı ile karşımızda

Sinema Yorum Yok »
\

Pixar’ın yeni filmi Wall-e (Voli) türkçe fragmanı ile karşımızda. 26 Eylül 2008 tarihinde vizyona girecek filmde dünyadaki son robot voli’nin yanlızlığını anlatıyor.
Fragmanı izlemek için tıklayın…

ilgili yazılar

bu yazı ahmethakan tarafından sinepil.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , ,

Adem’ in Trenleri

Sinema Yorum Yok »
\

Hacer (Nurgül Yeşilçay), yıllar önce gencecik bir kızken, sevdiği köylüsü Bekir tarafından hamile bırakılmıştır.. Daha sonra, bu toy oğlanın, kendisini terketmesiyle de kızı Fatmacık ile ortada kalakalır..

Bir nevi ‘gezici’ imamlık yapan Hasan Hoca (Cem Özer), ailesi tarafından da dışlanan bu biçare genç ve güzel kadını nikahına alır.. Onu ve küçük kızını, şu acımasız hayattan korumak üzere sahiplenir..
Kendi karnını doyuracak kadar dahi imkanı olmayan bu adam, Hacer’e elini bile sürmemiştir.. Bekir’ in, onları bir gün kendisinden koparacağını düşünürcesine, sadece ‘allah rızası’ için, yıllarca onları korur..

\

Onların bu sıradışı yaşantıları, Hasan Hoca’ nın Ramazan ayı başlarken Karaağaçlı tren istasyonu çevresine konuşlanmış bir köycüğe imam olmasıyla birlikte, değişmeye başlayacaktır..
Daha çok ‘demiryolcu’ istasyon çalışanlarından ibaret insanların yaşadığı bu yerde, Hoca, Hacer ve Fatmacık’ ı sürprizlerle dolu bir Ramazan ayı, hatta, koca bir gelecek beklemektedir..

Daha önceden senaryolarıyla bildiğim Barış Pirhasan‘ ı yönetmen olarak ilk kez geçen yıl, sessiz sedasız gösterime giren bu filmiyle tanımıştım..

Cem Özer, takva sahibi bir imamı başarıyla canlandırırken, hem filmde, hem de gerçek hayatta karısı olan Nurgül Yeşilçay da, filmdeki rolüne yakışan duru güzelliği yanında, çok başarılı oyunculuğuyla göze çarpıyor..

\

devamını oku »

ilgili yazılar

bu yazı menese tarafından sinepil.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , , ,

"Harry Potter & Melez Prens" Ertelendi!

Sinema 2 Yorum »
Daniel Radcliffe
Daniel Radcliffe

Daniel Radcliffe geçtiğimiz günlerde daily mail ‘a yaptığı bir açıklamada Dyspraxia hastası olduğunu, bu hastalık neticesinde yazı yazamadığını, ayakkabı bağcıklarını bağlayamadığını, öğrenmede zorluk çektiğini ve hayatının çok zorlaştığını söylemiş. Ve Harry Poter filminin yapım şirketiDaniel Radcliffe ‘nin başrol oynadığı “Harry Potter ve Melez Prens” filminin de ertelenmesine karar vermiş.
kaynak

ilgili yazılar

bu yazı bpilli tarafından sinepil.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , ,

Secret Window

Sinema Yorum Yok »
\

2004 yılı sinema dünyası için oldukça hareketliydi. 2008 sonuna doğru 5.si beklenen “Saw” serisinin ilk filmi, Adrien Brody’nin en iyi performanslarından birini sergilediği “The Village”, hafızalara kazınan film “Eternal Sunshine Of The Spotless Mind”, efsanevi Truva Atı’nı anlatan “Troy”, Tarantino’nun iki parçaya ayırdığı için pişman olduğu “Kill Bill” filminin ikinci parçası “Kill Bill: Vol.2” ve daha yüzlerce film.

\

Dünyaca ünlü yazar Stephen King de, bugüne kadar yazdığı onlarca romanla, edebiyat dünyasında olduğu kadar sinema dünyasında da efsanevi bir isim oldu. 4 dalda Oscar adayı olan “The Green Mile”, “Hearts in Atlantis”, “Salem’s Lot”, “1408”, “The Shawshank Redemption”, “Dolores Claiborne” gibi onlarca kitabı / hikayesi başarılı yönetmenler tarafından sinemaya uyarlandı.

2004 yılında da Stephen King kitapları, sinema dünyasına çok değerli filmler kazandırdı.

\

Four Past Midnight” adlı kitabından çok özel bir hikaye “Secret Window, Secret Garden”, yönetmen David Koepp tarafından sinemaya aktarıldı. “The Secret Window” adıyla sinema dünyasına kazandırılan bu hikaye, David Koepp’in Stephen King ile ilk buluşması oldu.

\

devamını oku »

ilgili yazılar

bu yazı queennothing tarafından sinepil.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Annemin Yeni Sevgilisi ( My Mom’s New Boyfriend)

Sinema Yorum Yok »
\

‘Sanatsal hırsız’ Tommy (Antonio Banderas) ve iki arkadaşından oluşan çete, gayet ince bir teknikle Louvre Müzesi’ nden heykel çalmaya çalışmaktadırlar..
Bu heyecanlı sahneyle başlayan filmde, az sonra, çetenin işi sarpa sardırdıklarına ve Tommy’ nin de yakayı ele verdiğine tanık oluruz..

FBI ajanı Henry (Colin Hanks), ‘dul’ annesiyle yaşadıkları evden, gizli bir operasyonda görev yapmak üzere, üç yıllığına, ayrılmak zorundadır..
Biraz zor da olsa- Anne Marty (Meg Ryan), pek düşkün olduğu biricik oğlunun gidişini kabullenir..
Tam da- oğlunu yolcu ettiği havaalanında, artık kendini ve yaşantısını değiştirmesi hususu, şişko, bakımsız, mutsuz ve -haliyle de- yalnız bir kadın olan Marty’ nin kafasına dank etmiştir..

devamını oku »

ilgili yazılar

bu yazı menese tarafından sinepil.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , ,

Guguk Kuşu - One Flew Over the Cuckoo’s Nest

Sinema Yorum Yok »

Sinepil okuyucularını Türkçe’ye Guguk Kuşu adıyla çevrilen ve orijinal ismi One Flew Over the Cuckoo’s Nest olarak geçen, 1975 yılı yapımlı filme, biraz geçmişlere götürelim.

Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo's Nest)
Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo’s Nest)

Ünlü oyuncu Jack Nicholson, Randle Patrick McMurhpy karakteri ile karşımıza çıkıyor. McMurphy, çeşitli suçlardan sabıkalı, asi karakterli bir gençtir. Hapishaneden kurtulmak için deli taklidi yaparak kendisini akıl hastanesine aldırır ve planı gereği buradan da kaçarak özgürlüğe kavuşacaktır. Hastanedeki hemşirelerin, özellikle baş hemşirenin (oyuncu Louise Fletcher), baskıcı tutumları karşısında isyanını dile getirirken bir yandan da çoğu gönüllü gelen akıl hastaları ile diyalog kurmaya çalışır.

devamını oku »

ilgili yazılar

bu yazı Redingot tarafından sinepil.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

the man from earth

Sinema Yorum Yok »
the man from earth
the man from earth

bilim kurgu denince genellikle akla dev robotlar, mutasyona uğramış yaratıklar ya da kahraman - anti kahraman gelir. ama bilim-kurguyu bilim-kurgu yapan aslında, beslendiği alt metindir.

bu önermeden yola çıkarak, belki de şimdiye kadar çekilen bilim kurgu filmler arasında maliyeti en düşük, kadrosu en minimal bir filmden bahsetmek istiyorum, the man from earth. senaryosu, 60′lı yıllarda Star Trek, Fantastic Voyage gibi tv dizilerinin (bazı) bölüm senaryolarını yazan Jerome Bixby‘ye ait. filmin, şahsi kanaatimce, en ilginç tarafı 87 dakika uzunluğundaki filmin size 10 dakika sürüyor gibi gelmesi. aksiyondan hoşlanmayan bilimkurgu severlere duyrulur.

neredeyse tüm kadro!
neredeyse tüm kadro!

ilgili yazılar

bu yazı orioncabbar tarafından sinepil.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , , , ,

Gerçek Gotham Şehri

Sinema Yorum Yok »
\

Yukardaki kareyi kafalarımıza kazıyan film oldu The dark Knight. Ve fotoğraftaki şehrin de Gotham şehri olduğunu işledi beynimize. Batman’i bilen, izleyen herkesin aklındaki bir sorudur Gotham şehri. Bu şehrin karanlık, çarpıcı, ışıltılı dünyasının neresi olduğu ise bu yazımızın konusu.
Manhattan gerçekten Gotham şehrinin karanlık ve sisli duruşuna ayak uyduran bir yer. işte size Manhattan’in Gotham şehrine hayat veren 15 karesi;

\
\
\

devamını oku »

ilgili yazılar

bu yazı AntiHumanIST tarafından sinepil.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , , ,


Tema & Yazılım Düzenleme : Koray Yalçın   1998 - 2009 Copyright © Tüm Hakkı Saklıdır.